2 dk okuma

İstanbul Sel Felaketi ve Sigorta Koruma Açığı

İstanbul'da Ekim ayında yaşanan şiddetli yağış ve su baskınları, doğal afetlere karşı sigorta güvencesinin önemini bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye Sigorta Birliği Başkanı Ahmet Yaşar'ın 15 Ekim 2026 tarihli açıklamasına göre, İstanbul'da sel ve su baskını teminatı kapsamında 838 hasar ihbarı yapıldı. Bursa, Kocaeli ve Yalova ile birlikte toplam ihbar sayısı 897'ye ulaştı. Bu rakamlar ilk bildirimleri yansıtıyor; hasarın nihai boyutu ekspertiz çalışmalarıyla netleşecek.

Afetin ardından paylaşılan veriler, Türkiye'deki sigorta koruma açığının da önemini ortaya koyuyor. İstanbul'da konut ve iş yerlerinde sigortalılık oranının yaklaşık %17–20, kasko sigortalılık oranının ise yaklaşık %43 seviyesinde olduğu belirtiliyor. Bu tablo, afetlerin yol açtığı ekonomik kayıpların önemli bir bölümünün sigorta güvencesi dışında kalabilme riskine işaret ediyor.

Sigorta sektörü açısından temel mesele yalnızca afet sonrasında hasar ödemelerini gerçekleştirmek değil, afet yaşanmadan önce daha fazla konutun, işletmenin ve aracın uygun teminatlarla güvence altına alınmasını sağlamak. Bunun için sigorta bilincinin artırılması, poliçelerdeki teminat ve limitlerin doğru belirlenmesi ve risk azaltıcı önlemlerin yaygınlaştırılması önem taşıyor.

Bize göre İstanbul'daki sel, sigortacılığın yalnızca hasar sonrasında devreye giren bir finansal mekanizma olmadığını bir kez daha gösterdi. Sigortanın ekonomik dayanıklılığa katkısı, risk gerçekleşmeden önce sağladığı korumayla başlıyor. Önümüzdeki dönemde doğal afet risklerinin yönetimi ve sigorta koruma açığının azaltılması, sektörün öncelikli gündem maddelerinden biri olmalı.